Babamla ilgili yıllardır bildiğim bir şeyi anneme söylemedim ve bazen kendimi onun evliliğinin suç ortağı gibi hissediyorum. Üniversitedeyken babamın başka bir kadınla yıllarca görüştüğünü tesadüfen öğrendim. Bir kere değil, bir gecelik değil, bayağı duygusal bir ilişkiymiş.
Mesajları gördüm, fotoğrafları gördüm, hatta kadının kim olduğunu da biliyorum. O dönem annem hiçbir şey bilmiyor gibi davranıyordu. Babamla yüzleştiğimde bana “senin anlayacağın meseleler değil” dedi, sonra da bunun yıllar önce bittiğini, ailemizi dağıtmamak için susmam gerektiğini söyledi.
Ben de sustum. Aradan yıllar geçti. Şimdi babam yaşlandı, anneme çok iyi davranıyor, sağlık sorunlarında yanında, birlikte kahvaltı ediyorlar, torunlarla ilgileniyorlar. Annem de bazen “babanın kötü huyları vardı ama bana hiç ihanet etmedi” gibi cümleler kuruyor ve işte o an mideme taş oturuyor.
O biliyor muydu da bilmiyormuş gibi mi davranıyor, yoksa gerçekten hiç öğrenmedi mi, emin değilim. Birkaç kere ağzımı açacak gibi oldum ama sonra düşündüm, şimdi söylesem ne olacak? Yıllar önce olmuş bir şey için yaşlı bir kadının bütün geçmiş algısını mı parçalayacağım?
Yoksa susarak babamın yaptığı ihaneti ben mi devam ettiriyorum? En korkuncu da şu, babam kötü bir baba değildi. Beni okuttu, yanımda durdu, ihtiyaç olduğunda koştu. İnsanların tek bir davranışla tamamen iyi ya da kötü olmadığını bilmek bazen işleri kolaylaştırmıyor, aksine daha iğrenç hale getiriyor.
Çünkü keşke ondan nefret edebilseydim de mesele basit olsaydı. Ama onu seviyorum ve aynı zamanda yaptığı şeyi affedemiyorum. Annemi de seviyorum ve her gördüğümde ona bilmediği bir şey saklıyormuşum gibi hissediyorum. Bazen gerçekleri söylemek dürüstlük değil, yıllardır kapanmış bir mezarı açmak olabilir diye düşünüyorum; bazen de bunun sadece korkakların kullandığı bahaneden ibaret olduğunu hissediyorum.
Yorumlar