İş yerinde yıllar önce yaptığım bir hata yüzünden başka biri suçlandı ve ben sessiz kaldım. Hâlâ kendimi dürüst biri olarak tanıtmaya utanıyorum. O dönem çok yoğun bir projedeydik, bir onay süreci vardı ve ben bir detayı fark ettiğim hâlde “sonra bakarım” deyip geçtim.
Sonra iş patladı. Müşteri şikâyet etti, şirket para kaybetti, yöneticiler kim ne yaptı diye araştırmaya başladı. Süreçte başka bir arkadaşın da hatası vardı ama esas problemi erken fark edip durdurabilecek kişi bendim. Toplantıda bana sorulduğunda tamamen yalan söylemedim, ama gerçeğin tamamını da söylemedim.
Cümleleri öyle kurdum ki sorumluluk onun üzerinde daha ağır kaldı. O performans notunda zarar gördü, prim kaybetti, bir süre sonra da işi bıraktı. Ben kaldım. Hatta yıllar içinde terfi ettim. Şimdi ekipte insanlar beni “çok titiz, çok prensipli” diye tanıyor.
Her duyduğumda midem bulanıyor çünkü bu titizliğin temeli o olay. O günden sonra gerçekten çok değiştim, iki kere kontrol ederim, hatayı saklamam, kimseyi suçlamam. Ama bu beni otomatik olarak iyi biri yapıyor mu? Bir kere korkakça davrandım ve bedelini başkası ödedi.
Defalarca o kişiyi bulup her şeyi anlatmayı düşündüm. Sonra kendime sordum, bunu onun için mi yapacağım yoksa kendi vicdanımı hafifletmek için mi? Belki adam yıllar önce unutmuştur. Belki ben mesaj atınca tekrar öfkelenecek. Belki özür dilemek bile bazen egoistçe olabilir.
Ama susmak da bana fayda sağlıyor. Bu yüzden niyetimi ayırt edemiyorum. İnsan geçmişte yaptığı kötü bir şeyden ders çıkarıp gerçekten daha iyi biri olabilir mi, yoksa mağdur ettiği kişiye borcunu ödemeden bu değişim biraz sahte mi kalır, bilmiyorum.
Yorumlar