Eşimle yıllardır evliyiz ve kimseye söyleyemediğim şey şu: bazen onu kaybetmekten değil, onun yanında kendimi kaybetmiş olmaktan korkuyorum. Kötü bir insan değil, bana şiddet uygulamıyor, aldatmıyor, çalışıyor, çocuklarla ilgileniyor, dışarıdan bakınca çoğu insanın “daha ne istiyorsun” diyeceği bir evliliğim var.
Ama yıllar içinde fark etmeden bütün hayatımı onun düzenine göre kurmuşum. Hangi akşam ailesine gidilecek, tatilde nereye gidilecek, evde hangi büyük harcama yapılacak, çocukların okuluyla kim ilgilenecek, misafir ne zaman gelecek… Bunların hiçbirinde bana doğrudan “senin fikrin önemsiz” denmedi ama nedense hep uyum sağlayan taraf ben oldum.
Başlarda bunu sevgi sanıyordum. Evlilik fedakârlık demek diyordum. Sonra bir gün bir arkadaşım bana “Sen aslında ne istiyorsun?” diye sordu ve cevap veremedim. Çok basit bir soruydu ama sanki yıllardır kimse sormamıştı. Şimdi bazen markette tek başıma gezerken bile gereksiz yere oyalanıyorum çünkü kimse benden bir şey istemiyor.
Geçen ay eşim çocuklarla birkaç gün ailesine gitti ve evde yalnız kaldım. İlk gece onları özledim, ikinci gün inanılmaz bir rahatlık hissettim. O rahatlıktan utanıyorum. Ben boşanmak istediğimden bile emin değilim. Belki sadece yıllardır kendi isteklerimi o kadar geri plana attım ki artık evlilikten değil, görünmez olmaktan yoruldum.
En korkuncu da bunu şimdi fark etmiş olmak, çünkü yıllar sonra “ben aslında böyle yaşamak istemiyordum” demek hem kendime hem ona haksızlık gibi geliyor.
Yorumlar