Babam benden yıllardır para istiyor ve son kez hayır dediğim için ailede neredeyse kötü evlat ilan edildim. Çocukken bizim için çok çalıştı, bunu inkâr edemem. Maddi olarak zorlandık ama bizi okutmaya uğraştı. Belki de bu yüzden ilk para istediğinde hiç düşünmeden verdim.

Sonra ikinci kez, üçüncü kez… Elektrik faturası, araba tamiri, bir akrabaya verdiği borç, arkadaşına kefil olduğu para. Bir noktada fark ettim ki babamın temel ihtiyaçlarını karşılamıyorum, onun başkalarına karşı kontrolsüz cömertliğinin faturasını ödüyorum.

Emekli maaşı var ama biri yardım istese hemen veriyor, sonra ay sonu beni arıyor. Geçenlerde yine istedi ve ilk kez “yok” dedim. Aslında param vardı. Sadece vermek istemedim. Bana birkaç gün konuşmadı. Annem arayıp “baban seni büyüttü, bugünler için mi” dedi.

Amcam da aile büyüklerine destek olmanın görev olduğunu anlattı. Kimse son beş yılda kaç kere para verdiğimi sormadı. En kötüsü, şimdi babam aradığında eskisi gibi sevinemiyorum. Telefon ekranında adını görünce ilk düşüncem “acaba yine para mı isteyecek” oluyor.

Bunun için kendimden nefret ediyorum çünkü babamı banka talebiyle özdeşleştirmek istemiyorum. Ama insan sevdiği birine sınır koyduğunda neden sevgisi sorgulanıyor? Para vermeyi bırakmak gerçekten nankörlük mü, yoksa ilişkiyi tamamen para ilişkisine dönüşmeden kurtarmaya çalışmak mı?

görüntülenme1 yorum0 tepki0
Bir gönderiyle yanıtla

Sanki seni anlatıyor gibi mi geldi?

Senin hikâyen de buraya ait. İsim yok, e-posta yok, seni gösterecek hiçbir şey yok.

Hikâyeni yaz

Yorumlar

Henüz yayımlanmış yorum yok.
Yorumun hemen görünecek.
Devamını oku Ömrünü evet diyerek geçirmişken hayır demek Evet demek birkaç saate mal olur; hayır demek rahatsız bir konuşmaya. Saatler daha ucuz görünür, ta ki toplana…