Eşimin telefonunu kontrol ediyorum ve bulduğum şeylerden çok, hiçbir şey bulamadığımda bile rahatlayamamam beni korkutuyor. Her şey bir gece geç saatte gelen mesajla başladı. Kadın iş arkadaşıymış. Mesaj aslında normaldi ama saat aklıma takıldı.

Sonra başka mesajları merak ettim. Bir gün telefon açıktayken baktım. Açık bir flört yoktu ama çok sık konuşuyorlardı. İş dışında da sohbet, espriler, bazen bizim tartışmalarımızla ilgili üstü kapalı şeyler. Eşim “arkadaşım” dedi. O kadınla arasına mesafe koyduğunu da söyledi.

Ama bende bir şey bozuldu. Şimdi duş alırken telefonuna bakmak için kendimle mücadele ediyorum. Bazen bakıyorum. Bir şey bulamıyorum ve eskiden olsa rahatlamam gerekirdi, ama aklım “silmiş olabilir” diyor. İşte o an anladım ki artık gerçeği aramıyorum.

Şüphemin doğru çıkmasını ya da tamamen susturulmasını istiyorum, ama hiçbir kanıt ikisini de yapamıyor. Ona güvenmediğim için suçluyorum, sonra kendi davranışımı düşünüp onun mahremiyetini ihlal ettiğim için utanıyorum. Bazen düşünüyorum, ya gerçekten hiçbir şey yapmadıysa ve ben korkum yüzünden evliliği zehirliyorsam?

Ya yaptıysa ve ben safça normal davranıyorsam? Şüphe insanı iki ihtimal arasında bırakmıyor, zamanla ikisini de aynı anda yaşatıyor.

görüntülenme2 yorum0 tepki0
Bir gönderiyle yanıtla

Sanki seni anlatıyor gibi mi geldi?

Senin hikâyen de buraya ait. İsim yok, e-posta yok, seni gösterecek hiçbir şey yok.

Hikâyeni yaz

Yorumlar

Henüz yayımlanmış yorum yok.
Yorumun hemen görünecek.
Devamını oku Neden bir yabancıya anlatmak daha kolay Seni tanıyan hiç kimseye söylemediğin bir cümlen var, ve onu bir daha görmeyeceğin birine baştan sona anlatırd…