Yıllar önce eşimi aldattım ve bugün hâlâ bilmiyor. Bir defaydı. Bunu söylemenin yaptığı şeyi küçültmediğini biliyorum ama uzun bir ilişki değildi, aylarca süren bir çift hayat değildi. O dönem evliliğimiz çok kötüydü, büyük tartışmalar vardı, ayrı odalarda yatıyorduk.

Yine de bahanesi yok. Yaptım. Sonra o kişiyle tamamen bağlantıyı kestim. Evliliğimi düzeltmeye çalıştım. Yıllar geçti ve şu an gerçekten iyiyiz. Hatta belki hayatımızın en iyi dönemindeyiz. Eşim bazen arkadaş ortamında “bizim ilişkide en güzel şey sadakat” diyor ve ben o anda yüzümdeki ifadeyi kontrol etmeye çalışıyorum.

Defalarca anlatmaya karar verdim. Sonra düşündüm: bu itiraf kime iyi gelecek? Bana. Çünkü yıllardır taşıdığım yükü onun üzerine bırakacağım. O ise bugün, geçmişte olmuş ve bilmediği bir şey yüzünden yıkılacak. Sonra kendime başka bir soru soruyorum: Susarak onu mu koruyorum, yoksa kendimi mi?

Çünkü gerçeği bilse belki benimle kalmak istemez ve ben onun adına bu kararı vermiş oluyorum. İnsan hata yaptıktan sonra bazen öyle bir yere geliyor ki artık hiçbir seçenek tamamen temiz değil. İtiraf edersen acıyı paylaştırıyorsun, susarsan gerçeği tek başına yönetiyorsun.

görüntülenme1 yorum0 tepki0
Bir gönderiyle yanıtla

Sanki seni anlatıyor gibi mi geldi?

Senin hikâyen de buraya ait. İsim yok, e-posta yok, seni gösterecek hiçbir şey yok.

Hikâyeni yaz

Yorumlar

Henüz yayımlanmış yorum yok.
Yorumun hemen görünecek.
Devamını oku Neden bir yabancıya anlatmak daha kolay Seni tanıyan hiç kimseye söylemediğin bir cümlen var, ve onu bir daha görmeyeceğin birine baştan sona anlatırd…