Babam yaşlandıkça çocukluğumda bana yaptığı bazı şeyleri daha çok hatırlıyorum ve onun artık savunmasız hâlini gördükçe öfkemle vicdanım birbirine giriyor. Küçükken çok sertti. Her şeyi notla, başarıyla, başkalarının çocuklarıyla ölçerdi. Ağladığımda kızardı.

Bir hata yaptığımda günlerce yüzüme vururdu. Şimdi yaşlandı, sağlık sorunları çıktı, bazen bana muhtaç oluyor. Eskisi gibi güçlü değil. Bana “sen olmasan ne yaparım” diyor. Ben de götürüyorum, getiriyorum, doktoruyla konuşuyorum, ilaçlarını takip ediyorum.

Bunları yaparken bazen içimde çok çirkin bir ses çıkıyor: “Şimdi sen bana muhtaçsın.” Bu düşünceden nefret ediyorum. Ona kötü davranmıyorum, asla da davranmak istemiyorum ama içimdeki o eski çocuk sanki yıllar sonra güç dengesi değiştiği için bir adalet duygusu yaşıyor.

Bu beni korkutuyor. Çünkü ben babamdan daha iyi olmak istiyorum, onun bana hissettirdiğini ona hissettirmek istemiyorum. Ama affetmek sadece doğru davranmak mı, yoksa içindeki öfkenin de bitmesi mi gerekiyor? Eğer ikincisiyse ben galiba hâlâ affetmedim.

görüntülenme1 yorum0 tepki0
Bir gönderiyle yanıtla

Sanki seni anlatıyor gibi mi geldi?

Senin hikâyen de buraya ait. İsim yok, e-posta yok, seni gösterecek hiçbir şey yok.

Hikâyeni yaz

Yorumlar

Henüz yayımlanmış yorum yok.
Yorumun hemen görünecek.
Devamını oku Gidenlere hiç söyleyemediklerimiz Söylenmeyenin yası, kişinin yasına benzemez. Söylenmemiş cümle, onu yuttuğun günkü kadar net kalır.