Ev almak için yıllardır para biriktiriyorum ama fiyatlar o kadar değişti ki artık hedefim bana umut vermek yerine hayatımı ertelememe sebep oluyor. Her harcamada “ev parası” diyorum. Tatile gitmiyorum, dışarı az çıkıyorum, eski telefon kullanıyorum, kıyafet almıyorum, arkadaşlar bazen “biraz yaşa” diyor.
Ben de haklı olarak geleceğimi düşünüyorum. Ama birkaç yıl önce biriktirdiğim para bir evin ciddi kısmına yetiyordu, şimdi aynı para çok daha küçük bir bölümü. Bu beni psikolojik olarak çok bozdu. Daha çok tasarruf ediyorum, ama hedef daha hızlı uzaklaşıyor gibi.
Geçen gün fark ettim ki gençliğimin en güzel yıllarını bir anahtar uğruna bekleme odasında geçiriyorum. Sonra başka bir ses diyor ki şimdi harcarsan ileride kirada sürünürsün. İki korku arasında kaldım: bugünü kaçırmak ve yarını güvencesiz bırakmak.
İnsanlar kolayca “hayatını yaşa” diyor ama kiralar yükseldiğinde o insanlar ödeme yapmayacak. “Ev şart değil” diyen de var ama bizim kültürde ev sadece yatırım değil, güvenlik, evlilik, gelecek, hatta bazen insanın toplumdaki başarısının ölçüsü.
Ben artık gerçekten ev mi istiyorum, yoksa yıllardır herkes bana ev sahibi olmanın yetişkinliğin kanıtı olduğunu söylediği için mi bu kadar kendimi tüketiyorum, emin değilim.
Yorumlar