← رجوع للمدونة
Kayıp

Gidenlere hiç söyleyemediklerimiz

نُشر في · 2 دقائق قراءة

Gidenlere hiç söyleyemediklerimiz

Söylenmeyenin yası, kişinin yasına benzemez. Söylenmemiş cümle, onu yuttuğun günkü kadar net kalır ve geri kalanla birlikte yaşlanmaz.

Neden kendiliğinden geçmiyor

Çünkü o bir anı değil, yarım kalmış bir iş. Zihin, biten şeyi değil yarıda kalanı çok daha güçlü tutar. Bu yüzden yapmadığın konuşmayı hatırlarsın, yaptığını değil.

Ve çünkü artık karşı taraf yok. Söylenmiş bir cümle yanıtlanabilir, düzeltilebilir, affedilebilir. Saklanmış bir cümle yalnızca tekrarlanabilir.

Genelde boğazda kalanlar

Neredeyse hep üç şey: söylemek için fazla bariz görünen bir teşekkür, doğru anı beklerken ertelediğin bir özür, ve sormaya korktuğun bir soru.

Dikkat et, hiçbiri büyük değil. Hepsi kısa cümleler. Ağırlık boylarından değil, kalmış olmalarından geliyor.

Sonradan söylemek de işe yarar

O kişi için değil — senin için. Cümleyi baştan sona, adıyla, tarihiyle ve ne söyleyeceğinle yazmak, muhatabı olmasa bile bir şeyi değiştirir. Okuyacakmış gibi yapmak değil bu. Kendi tarafındaki işi bitirmek.

Birçok kişi yazarken, kalan cümlenin sandığı cümle olmadığını keşfeder. Bu da işe yarar.

Artakalan affetme

Genelde özlemden daha zor bir kısım vardır: o an söylemediğin için kendini affetmek. Korkak değildin. Herkes gibi, daha çok zaman olacağını sanıyordun.

Böyle bir cümle taşıyorsan, onu burada bırak. Bir yük olmayı bırakmak için cevaba ihtiyacı yok.

  • yas
  • kayıp
  • affetme
  • pişmanlık
  • sessizlik